32 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

    

ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

YİTİRMEDİK O GÜZİDE BASIN MENSUPLARINI Kİ?

Aktif .

10 Ocak günü çalışan Gazetecilerin günü ne; güzel,gazeteciliğin zor olduğunu iyi bilirim,hele bu günkü günümüz Türkiyesinde ,gazeteci olmak dahada zor..Güçlü hükümetlerin aleyhinde ;birde haber yapmış iseniz,soluğu zindanlarda alıyorsunuz..
Liseli yıllarımızda matematik dersinde, Önermeler,,diye konu vardı.Anlamı;doğru veya yanlış hüküm bildiren ifadelere önerme denir.. diye tanımı vardı..Basın bu gün gerçekten zor durumda.Yanan kömürün üzerini kül ile örtmeye çalışıyorlar,havasız kül altındaki kömür halen sönmeyip yanıyor bunu göremiyorlar..
Dünya insanlarına seslenişte bulunan bir lider der ki;''Bir çiçek açsın,bin fikir yürüsün'' derrr..Fikir konşulmasından niye ki rahatsız oluyoruz ki.
Güzelim Türkiyemizin bu günlere geleceğini;Gençliğe Hitabesinde 
,ATATÜRK'te belirtmişti.
Fikirleri uğrunda;,Çetin Emeç,Abdi İpekçi, Bedrettin Cömert,Bahriye Üçok,Muammer Aksoy,Uğur MUMCU,Ahmet Taner Kışlalı,Metin Göktepe ve isimlerini şu an anımsayamadığım katledilen basın emekçilerini saygı ile anar ken yitirdiğimiz İlhan Selçuk gibi kalem ustalarını saygı ile anarken,günümüz Türkiyesinde zor şartlar altında ,halkımızın eli ayağı olan,GAZETECİLERİN gününü kutlar başarılar dilerim....

www.yesilakkus.com Köşe Yazarı Kadir Gül

YAZI TURA MURA OLMAK ÇOK MU ÖNEMLİ...

Aktif .

Öğretmenim işin özünde,yazılarıma fıkralarla başlardım.Bu yazımda fıkra yok.İnsanlık tarihinde çokkk devirler gelip geçti.Taş devri,demir devri,tunç devri,bakır devri,,,bizlerde insan gibi yaşayanlar hasbel kader puşt devrinde yaşayanlar sınıfında oluyoruz sanırım..
Paragrafımda; tarihi devirlerden bahsettim.Birde tarihi çağlar var;ilk çağ,ortağ çağ,yakınçağ gibi bu çağların başlangıç ve bitiş tarihleri ilede ilgili önemli vakalar var..
İnsanlık tarihi,zaman ilerledikçe,birbirini tanımaz,çıkarçı bir topluma doğru gidiyor..
Sene 2004 lü yıllardı,Ünye Merkez Ortaokulunda öğretmendim.Devlet öğretmenlere iyi mi bakıyordu bilemiyorum ikinci iş olarak elektrik işleri yapıyordum.Okullarımızın açılmasına bir iki gün kalmıştı,Ünye açık pazar mevkiinde gezinirken bir ses duydum(Allah parayı icat edenin gözünü kör etsin) diye...O söylemi duyar duymaz,söz konusu kişi bayan,kız çoçuğuna giysi alacak 5 lira parası yetişmediği için esnaf vermiyor,müdahale ettim,alacağı elbisenin bedelini ödemek istedim,dürüst kadın kabul etmez,nihayetinde ikna olur,gerekli elbiseyi yanında bulunan öğrencimize alırım..
Eskiden fasulye,bal v.s gibi şeyleri insanlarımız satmıyordu,iyilikve yardım olsun diye birbirlerine veriyordu..
Para olayı,Lidyalılar zamanında başlamış,Orhan Bey zamanında da para işi altın sikkeye dönüşmüş.Para işleri de insanlık alemini satın almaya başlayınca(,demirin tuncuna,insanların piçine kaldık) diyenlerde olmuştur..
Günümüzde kullanılan;Türk Lirası üzerindeki Atatürk resmi birilerini rahatsız ediyor,sen zaten onun ilke ve inkilaplarını elinden geldiğince bitirdin ki zaten..Piyasaya Atatürksüz parada sürmeye başladınız.Niye böyle yapıyorsunuz dediklerinde;İsmet Paşada paralara resmini koydurdu gibi savunmalar,hoş değil,İsmet Paşa dönemini yaşamamış olabilirsiniz,yaşadığı dönemleri okumalısınız,neredeeee..
Sene 1941 yılları,Türkiyemizde ;İsmet Paşa Başbakan,para basılacak,Türkiyenin parası İngilterede basılacaktır.Yirmi milyon TLingilterede basılır,gemi ile Türkiye ye gönderilir,Gemi yakıt için Yunanistan Pire limanına yaklaşır.Gemi ,ALMAN UÇAKLARI İLE bombalanır,İngilterede basılan baralar su yüzünde yüzer,YUNANLAR TÜRK PARALARINI KULLANMAYA BAŞLAR...
İsmet paşa,meclisten karar çıkarır,o Atatürk resimli paraların tevadülden kalktığını anlatır,Kendi resmi ile yeniden para bastırır,ancak bu süre bir yıllığına olur. Bir yıl sonra paralar yine
ATATÜRK AMBLEMLERİ İLE ÇIKAR..
Okuryazara ve okur yazar olmayan Devlet yöneticilerine SAYGILAR...İsmet Paşayıda ölüm yıl dönümünde saygı ile anıyorum

CANLIDAKİ KAN KAYBI CANLIYI ÖLDÜRÜR

Aktif .


Öz olarak,Ordu ili Akkuş'un Çaldere köyü Çamalan Mahallesi
nde doğmuşum..İlçem rakım olarak,deniz seviyesinden 1340 metre deniz seviyesinden yüksektir.İlçem Akkuş'ta lise dengi okul olmadığı için,lise eğitimimi Ünye endüstri meslek lisesinde tamamlamıştım.Bizi dağlı diye çok hakir gören arkadaşlarımız olduğu gibi öğretmenlerimizde vardı,nasıl öğretmenler se..
Akkuşumuz 1954 yıllarına kadar,Ünye'ye bağlı uzun süre nahiye olarakkalmıştır..Adıda karakuş imiş..Akkuşumuzun ekabir ailelerinden olan,Azmi Sevindik ve arkadaşları 1954 yılları arasında,BELEDİYE kurma çalışmaları yaparlar ve zamanın başbakanı,Adnan MENDERES i ziyarete giderler,4 mart 1954/6324 sayılı yasa ile ,AKKUŞ ilçe ve belediye olur..
Güzelim karakuşum,AKKUŞ olmuştur.Bunun yanında birde AKKUŞ'umuza Türkiyemizin en büyük kereste fabrikası yapılmıştır...AKKUŞ HALKI adına sebep olanlara dua etmemek mümkün mü..Rahmetli babam o fabrikanın formenlerindendi,o zaman iki öğretmen maaşı kadar ücret alıyordu,ünye de okuduğum yıllarda da özel terzide her yıl bana iki takım elbise yaptırıyordu,şıh giyinen dağlı gençler olarakta,züppe arkadaşlarımıza ve öğretmen müsvettelerinede havamızı atıyorduk.....
Akkuşumuzun kuruluşundan beri;Azmi SEVİNDİK,Kazım Görgülü,Tekrar,Azmi SEVİNDİK,Ali Rıza KADIOĞLU,Ekrem GÖRGÜLÜ,Kemal GÜNGÖR,Hami ÇÖPOĞLU,Lütfi EFİL.Ergüder EFİL ve Mevcut başkanımız ;İsa DEMİRCİ ,AKKUŞUMUZA belediye başkanı seçilmişlerdir..Azmi,Kazım,Ali Rıza,Kemal GÜNGÖR başkanlarımız hakkın rahmetine kavuşmuştur,nurlar içinde yatsınlar..
AKKUŞUM 2001 Lİ YILLARDAN Önce daha güzel ve hareketliydi.Kereste fabrikası faaldi,en az 400 kişinin istihtam kaynağı idi,Güzel bir ptt binası vardı ,karadenizde öyle bina yoktu,Halk bankası vardı yok oldu,Tarım kredi kooperatifi vardı yok oldu,gitti geldi gitti oldu,son paragrafta saydığım olumsuzluklar hep AKP zamanında olmuştur..
İLçem Akkuş'un çevresinde,ÇAYIRALAN,SEFERLİ,SALMAN,KUZ KÖY(AKPINAR)gibi halkımızın eli ayağı belediyeler vardı.Birbiri ile dayanışma içinde olan kaliteli kurucu başkanları vardı,onları unutmak mümkün mü..Şükrü SEVİNDİK,Dilaver MIHÇI,Cemil KOCAOĞLU,Fikri Çamoğlu..
İlimiz büyük şeher olmuş,kim istemez,ilinin böyük şeher olmasını,ilimiz böyük şeher oldu mebuz sayımız 6 dan 5 e düştü...yemezler yemezler.Ordu belediyesini SEYİT TORUN dan kurtarmak için çalışan zatı muhterem Ünyelerdede görünmüyor..
SAYGILARIMLA..

ADAM BANA NELER YAPMIŞTA HABERİM OLMAMIŞ

Aktif .

Ordu ili Akkuş ilçesindenim.İlçemizin büyüklerinden;Hasan Kayım,AKKUŞ adliyesinden emekli olur..Kendisine de,arzuhalcilik dava takipçiliği adı altınta,büro(yazıhane) açar..Hasan Kayım'ın tanıdığı bir kişi sınır kavkasından dolayı köydeki komşusu ile kavga eder..Durumunu Hasan Kayım'a anlatır..Olay ciddidir..Kürt Hasan lakaplı rahmetli ,Hasan emmi,daktilosunun başına oturur,yazar yazar..En sonunda yazdıklarını müekkiline okur..Müekkili ise((Ya Hasan efendi,bu adam bana neler yapmışta haberim olmamış)) der..
GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE ZENGİNLEŞTİK Mİ ACABA..
Kendim emekli öğretmenim ama,inşaat sektörü içinde,elektrik ve sıhhi tesisat konusu vaz geçilmezlerimdendir..İşim gereği,Ünye'nin kırsallarına çıktım..Birde ne göreyim,çalışacağım inşaatın önünde saman balyaları gördüm.Bu saman balyaları,,Çorum,Konya,Kayseri patantli değildi,dış ülke patentliydi..
Limanlarımıza gemilerle dış ülkelerden buğday geliyor..Bu gece bir Tır şöförü ile görüştüm.Hal hatır sordum.O da dedi ki,''Limanlardan Türkiye illerine buğday taşıyoruz''
Vay güzel güzel ülkem,ülkem dış ülkelere buğday satarken ne konuma geldin..Konya,Kayseri,Çorum ovalarını tarıma kapatmada büyük amaçlar var tabi..
Aç insana hala balık veriyoruz,onları uyutmak için,ama onlara balık tutmalarını öğretmiyoruz..Niye öğretelim ki?Aç insanlara kumanda etmek,oylarını almak kolaydır..
Güzelim Karadeniz bölgem,,Bölgemizde,düğünler,sünnetler hep fındığa,çay hasat sonlarına endeksliydi.Ama bu olaylar 15 yıl önceydi..Merak etmeyiniz,saman tüketen toplum mu ülkemizde çoğadı,fındık yiyen toplum mu ülkemizde çoğaldı,buğday yiyen nüfus mü çoğaldı..Nohut yetiştirenlerede saygım sonsuz.1 kilo leblebi 35 lira,bir kilo fındık 8 lira,yorum fındık üreticilerinden olsun..

Kadir Gül

OLMAYAYAN ADALET DE ÖLDÜ

Aktif .

Değerli okurlarım; susma sustukça sıra sana gelir dedik,İsmail oğlu Reşit,kendin söyle kendin işit dediler..Değerli dostlarım,okurlarıma bir fıkra yazmak içimden geldi..MÜSLÜMANLIĞIMIZLA ONUR DUYARIZ, ASLA ŞÜPHEM YOK!
Dinlerin,insan gibi insanlarla gerçek müslümanlarla kimlerin sıkıntısı olabilir ki?
Hırıstiyan müsevi olabilir,beni ilgilendirmiyor,ülkemizde cenaze duyuruları,belediye hoparlörinden anosla veya cami minarelerinden sela ile duyurulmakta...Ama hristiyan ülkelerde kilise çanı ile duyurulmakta imiş..Kilise çanı bir kez çaldığında,sıradan bir kişi ölmüş anlamında, iki kez çaldığında,hatırı sayılır bir kişi ölmüş,üçüncü kez çaldığında devleti idare edenlerden biri ölmüş anlamına geliyor muş.
Mahkeme karşısında,haklı olduğu halde ağır ceza alan kişi,kiliseye koşar ve çanı beş altı kez çaldırır,ülke halkı kiliseye koşar,çanı çalan kişiyi yakalarlar,'kral da ölmedi adalet öldü,yargıç bana haksız ceza verdi.'der
Günümü şartlarında da adaletin ne olduğu belli yorumları okurlarıma bırakıyorum... Hoşçakalınız.
 

Kadir GÜL